canada goose homme parajumpers solde doudoune moncler timberland femme ugg suisse doudoune moncler femme timberland homme ugg australia parajumpers femme moncler soldes canada goose solde moncler femme canada goose pas cher moncler doudoune femme canada goose femme timberland suisse moncler homme parajumpers homme doudoune canada goose pas cher canada goose doudoune pas cher ugg pas cher
chaquetas moncler moncler mujer barbour mujer louis vuitton madrid gafas de sol ray ban baratas abercrombie barcelona bolsos michael kors gafas de sol oakley baratas barbour hombre botas ugg rebajas oakley frogskins cinturones louis vuitton woolrich madrid moncler barcelona duvetica españa oakley frogskins baratas parajumpers madrid polo lacoste ghd baratas air max 90 blancas zapatos mbt nike huarache blancas
HINIS KÜLTÜR- İlkeli Tarafsız,doğru,Güncel, haber.
Generic Cialis Soft Kamagra Jelly Generic Female Viagra Generic Viagra Super Active Generic Priligy Generic Cialis Professional Viagra bestellen Viagra Tabletten Cialis kaufen Cialis Generika kaufen Viagra kaufen Cialis 20mg Pas Cher Acheter Generic Propecia Acheter Super Avana Levitra en ligne Viagra gebruiksaanwijzing Lida Afslankingskoffie Viagra kopen Priligy kopen met 60mg Dapoxetine Kamagra kauwtabletten kopen Sildenafil Priligy Cialis Jelly Cialis Original Viagra Generico Cialis Originale Kamagra 100 mg Kamagra Oral Jelly
canada goose outlet canada goose sale moncler wien canada goose pas cher barbour jas duvetica jas duvetica jassen canada goose belgie moncler jas canada goose jakke dame canada goose jakke canada goose danmark canada goose tilbud barbour jakke canada goose jakke moncler jakke canada goose udsalg canada goose jakke

MUHABİRLERİMİZ

HABER ARA


sol reklam


 
  

Her köşede bir dram var

Van’daki deprem felaketinin üzerinden 1 gün geçti. Hastaneler yakınlarının cenazelerini almaya gelenlerin hıçkırıkları, feryatlarıyla inliyor. Teselli edebilmek için söylenecek o kadar az kelime var ki

Her köşede bir dram var
Kategori:Yaşam   Okunma:2886
Elbiselerini almadan gitmem!!!!” derken yeri göğü inletiyor kısık sesinin gücünü yetirebildiği çığlıkları. Acısının çokluğundan yanına yaklaşmakta zorlanıyor insan. En fazla 25 yaşında. Dizlerini dövüyor Erciş Devlet Hastanesi’nin kapısının önünde, yanındaki akraba kadınların tesellilerine duymaksızın. “Gel” diyorlar, “Gidelim”... “Gitmem” diyor, “Elbiselerini almadan gitmem”. Eliyle gösteriyor, “Gidin getirin” diyor. İşaret ettiği bir cenaze arabası; içinde kocası yatıyor. Önceki gün alelacele çıkmış öğlen saatlerinde evden. Çarşıya gitmek için. İnternet kafeye girmiş. Tam o sırada olmuş deprem. O yüzden “Bilgisayar evimi yıktı” diyor: “Onun yerine ben öleydim oyy, kızı çok düşkündün babasına, ben ona ne diyeceğim?”
Ekmeği için gelmiş
Az ileride 50 yaşlarında bir adam. Gözleri ağlamaktan kan çanağına dönmüş. O da kardeşinin cenazesini almak için bekliyor. Hatay’dan gelmiş kardeşi Erciş’e çalışmak için. Turban Oteli’nde kalıyormuş. Otel enkazından ölüsünü çıkarmışlar öğle saatlerinde.
Hastanenin bulunduğu Vanyolu Caddesi üzerindeki her iki apartmandan biri çökmüş. Enkazların üzerinde arama kurtarma ekipleri çalışıyor. Her apartmanın önünde kırk elli kişilik topluluklar... Bir umut yerin altından gelecek iyi haberi bekliyorlar.
Onlardan biri de 15 yaşlarında bir kız. Şoka girmiş konuşamıyor. Gözünü, her bir taşın altından çarşaflar, perdeler, masa örtüleri, ayakkabılar, sandalye parçaları çıkan evine dikmiş öylece bakıyor. Annesiyle, yedi yaşındaki kardeşi var içeride. Öyle keskin, öyle acılı bakıyor ki, insanın soluğunu kesiyor. Yanındaki halası anlatıyor hikayesini. Tam o sırada, karşı kaldırımdan babası işaret ediyor. Koşarak gidiyor. Babası telaşlı telaşlı bir şeyler anlatıyor. Yanında bir başka kadınla halasının yanına geri dönüyor. Sesler geliyormuş yerin altından, babası söylemiş. Yanındaki kadın anlatıyor. Üçü birbirine sarılıp sevinçle acı arasında sarmaş dolaş oluyorlar. Umut ettikleri manzaranın vahameti anlatılır gibi değil. Taş, toprak, demir, vinçlerin kaldırmayı çalıştığı devasa kütleler. İnsanın her koşulda, umudunu kesmeyeceğini anlatıyor, olabilecek en acı hikayede.
Biraz ileride bir başka kadın, ablasıyla iki yeğeninden birinin ölüsünü çıkarmışlar, diğerini beklediğini söylüyor. “Annesinin memesindeydi ağzı çıkardıklarında, kırk günlüktü daha. Ablam gencecikti, lohusa..” diyor. İnsan nasıl teselli edeceğini bilemiyor. Acısına öfkede karışmış. “Dün sesler geliyordu. Akşama kadar bağırdılar yerin altından. Zamanında yetişemediler. Bugün hiç ses yok ama, bekliyoruz işte...” Böyle bir beklemenin de tarifi yok. Yazılır, anlatılır gibi değil.
Bir başka yıkık apartmanın karşısında bir arabanın dibine çökmüş 60 yaşlarında bir kadın... Ankara’dan gelmiş. Yanında kocası. “Kızımla damadım var içeride... Onları bekliyorum” diyor. “İnşallah sağsalim çıkarlar” diyecek oluyorum, acıdan donmuş gözleriyle bakıp “Mezardan diri çıkar mı kızım? Mezar olmuş orası, baksana..” diyor dudakları titreyerek. Ama gözünü bir an olsun ayırmıyor apartmandan. Artık dik tutmakta zorlandığı başını arabanın kapısına yaslamış, tülbentiyle gözünün yaşını silerek...

‘Terastan atladık’
Kızılay’ın çadırlarında ilaç ve yemek dağıtıyorlar. Çorba, makarna, pilav. Bir sağlık görevlisi, ağrı kesici veriyor, tek tek çadırlara girip. “Duvarlar üstümüze üstümüze geldi, her yer yıkıldı, terastan atlayıp kaçtık” diyor çadırlardan birine sığınmış, battanesine sarınmış ağlayan genç kadın. O nispeten daha şanslı. “Ölümüz yok” diyor “Çok şükür...”.
Bir başka çadırda 80’inde gözünün feri sönmüş bir baba. Usul usul ağlıyor. “Oğlum göçüğün altında” diyor: “Allah bize bağışlasın Allah bana acısını göstermesin”. Erciş’in köyünde oturuyorlarmış. Kahveye gitmek için çıkmış oğlu. Gidiş o gidiş. “Haber bekliyorum” diyor.
Çocuklar çadırların arasında koşturuyor. Onlara oyun gibi geliyor. Ama anne babalarının gözleri başka türlü bakıyor. Onlar, evlatlarının karnını doyurma derdinde; yakaladıklarını yedirmeye çalışıyorlar. Çadır alanındaki tuvaletler girilecek gibi değil. Belli ki yakın zamanda hastalıkla da mücadele edecek bu onlarca çadırda hayata tutunmaya, yakınlarından bir haber almaya uğraşan insanlar.

İyi bir haber bekliyorlar
Erciş’in içinde yollar yürünecek gibi değil. Yakınlarını görmek için gelenler, iş makineleri, ambulanslar... Havaya kalkan toz insanın genzini yakıyor. Manzaraya bakıp gözlerinizin dolması için içeride tanıdık biri olması gerekmiyor. O kadar ağır ki her şey; yaşaması, anlatması hepsi birbirinden zor. Çatlak binalar arasında çöken evlere bakakalan insanlara bakmak bile insanın canını yakıyor; böylesine bir beklemeye sabretmek... Düne kadar ‘yuva’ dedikleri yerler, demirlerin kesildiği, taşların delinerek, altındaki insanlara ulaşılmaya çalışıldığı mezardan evler adeta... Camilerinin iki minaresi de yıkılmış. Kimi evler ayakta kalabilmişse de cam, çevre uçmuş, darmaduman, tül perdeler boşluğa sallanıyor. Görüntüler insanın kanını donduruyor. İnsanlar, evlerinden kurtarabildikleri üst başları ve battaniyelerle çadır alanına doğru yürüyor.
Erciş’te, ilçenin içinde ya da çadır alanında... İnsanlar bekliyor. Acı içinde, umut içinde, durmaksızın çalışan yardım ekiplerinin her bir hareketini saniye saniye izleyerek, bıkmadan, usanmadan, kıpırdamadan. Gelecek bir iyi habere dünyaları verecek kadar teslim olmuş. Dualarla, gözyaşlarıyla...
 
Milliyet...
Delicious   Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit Yazdır Tavsiye et
 
Nihat GÖKSU
Nihat GÖKSU
ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİ İÇİN HAYIR
4/11/2017 7:58:29 PM
Mahmut ABİŞ
Mahmut ABİŞ
O Gün Bu Gün!
3/12/2017 11:24:14 AM
Servan ÖNCEL
Servan ÖNCEL
CUMHURİYETLE NEREDEN NEREYE?
10/29/2015 7:14:35 AM
Hafiye
Hafiye
İnadına Demokrasi İnadına Barış..
10/3/2015 9:58:19 AM
Galip SEVİNDİR
Galip SEVİNDİR
"SİZİ ALLAH'A SÖYLEYECEĞİM"
11/28/2014 7:05:21 PM

ANKET

Hınıs'ın Öncelikli Sorunu Nedir?








BASIN YAZARLARI

İnsan öldürerek siyaset yapmak!13 Ekim 2015

reklam


 
  

Hınıs Kültür Hınıs'ın bilgi, haber,kültür,tanıtım sitesi.Hınıs'tan dünyaya güncel haberler.. Tüm içeriklerimiz lisanslıdır. İzinsiz kullanımı durumunda yasal haklarımızı koruyacağız.Yazar veya yorumcu yazdığı yazı ve yorumlardan kendisi sorumludur.www.hiniskultur.com sitesi bundan sorumlu değildir.

Anasayfa | Hakkımızda | İletişim | Reklam | Editörlerimiz | Yazarlarımız
face twitter youtube google

,