canada goose homme parajumpers solde doudoune moncler timberland femme ugg suisse doudoune moncler femme timberland homme ugg australia parajumpers femme moncler soldes canada goose solde moncler femme canada goose pas cher moncler doudoune femme canada goose femme timberland suisse moncler homme parajumpers homme doudoune canada goose pas cher canada goose doudoune pas cher ugg pas cher
chaquetas moncler moncler mujer barbour mujer louis vuitton madrid gafas de sol ray ban baratas abercrombie barcelona bolsos michael kors gafas de sol oakley baratas barbour hombre botas ugg rebajas oakley frogskins cinturones louis vuitton woolrich madrid moncler barcelona duvetica españa oakley frogskins baratas parajumpers madrid polo lacoste ghd baratas air max 90 blancas zapatos mbt nike huarache blancas
HINIS KÜLTÜR- İlkeli Tarafsız,doğru,Güncel, haber.
Generic Cialis Soft Kamagra Jelly Generic Female Viagra Generic Viagra Super Active Generic Priligy Generic Cialis Professional Viagra bestellen Viagra Tabletten Cialis kaufen Cialis Generika kaufen Viagra kaufen Cialis 20mg Pas Cher Acheter Generic Propecia Acheter Super Avana Levitra en ligne Viagra gebruiksaanwijzing Lida Afslankingskoffie Viagra kopen Priligy kopen met 60mg Dapoxetine Kamagra kauwtabletten kopen Sildenafil Priligy Cialis Jelly Cialis Original Viagra Generico Cialis Originale Kamagra 100 mg Kamagra Oral Jelly
canada goose outlet canada goose sale moncler wien canada goose pas cher barbour jas duvetica jas duvetica jassen canada goose belgie moncler jas canada goose jakke dame canada goose jakke canada goose danmark canada goose tilbud barbour jakke canada goose jakke moncler jakke canada goose udsalg canada goose jakke

MUHABİRLERİMİZ

HABER ARA


sol reklam


 
  

Tarihsiz yaşanmaz

TARİHSİZ YAŞANMAZ
TARİH FELSEFESİ
Doğan Özlem
Notos Kitap

Tarihsiz yaşanmaz
Kategori:AYIN KİTABI   Okunma:1518

Kendi tarihine meraklı görünen insanların o tarihi öğrenmek için bu denli meraksız olmaları da anlaşılır mıdır? Bu kayıtsızlık noktasında, bir soyutlamalar zinciri oluşturan tarihin yaratıcı düşünce içinde aldığı biçimlerin niçin farklı olduğunu ve tarih felsefesinin anlamını düşünmek de zorlaşıyor. Tarihle böyle bir ilişkiden uzak olanlar sıradan okurlar değil yalnızca, düşünce hayatımıza (bir düşünce hayatımız varsa) bakınca, meslekten tarihçilerin çalışkanlığından söz etmek de kolay değil.

Somut tarih nedir, o tarihte neler, nasıl yaşanmıştır, bunlar her zaman önemli. Tarihe kayıtsız kalmak kolay değil. Doğan Özlem’in Tarih Felsefesi, hem tarih hem felsefe bağlamında, bir başucu çalışması. Doğan Özlem bu kitabında tarih felsefesi konusunda bugüne dek yazılanları yorumlayarak toplarken kendi düşüncelerini de aktarma fırsatı buluyor.

Tarih, çok kapsamlı bir bilgi olarak gelir önümüze. Çok da karmaşık. Birçok boyutu var tarihin ve her zaman bütününü göz önünde tutmak kolay değil. Bu arada tarihsel bilginin niteliğini belirleyen pek çok etmenin bazılarının nesnel, bazılarının öznel olduğu da unutulmamalı.

Somut bilgiden söz ettiğimiz zaman, gerçek bilgiden de söz etmiş oluyor muyuz ve tarihi oluşturan bilgi, somut bilgi midir? Somut bilgi, her şeyden önce, rasyoneldir. Rasyonel olansa, insanı eğip bükmeye yarar. İnsan, kendine bir tarih yazarken bu yüzden yalnızca somut bilgiyle yetinmez, daha doğrusu, somut bilginin yazacağı tarihi inandırıcı bulmaz. İdeolojik kısıtlarını hemen fark eder.

Çünkü tarih, yalnızca bizden önce yazılan değil, bizim de yazdığımızdır. Dolayısıyla her kuşak tarihi yeniden yazarak kendi tarihini tercüme eder. Kendi bakış açısı içinde alımlar tarihin bilgisini ve tarihsel olan ile tarih arasında kurduğu dengeden çıkarır tarih yazımını.

Tarihsiz yaşanması da istenir

Tarihsiz yaşanmaz, bu doğru. Geçmişine sünger çekmek isteyen toplumlar olur bazen. Daha doğrusu, bir toplum bu yönde ortak bir refleks göstermez de, siyasal iktidar kendi toplumu adına geçmişin üstüne siyah bir şal örtebilir. Bunu aynıyla yaşamış toplumlardan sayılmaz mıyız? Cumhuriyet döneminin kuruculuk kaygıları, İmparatorluk dönemini, siyasal kaygıları Dersim 1938’i gri bölge olarak belirledi ve onyıllar boyunca tarihin en önemli sayfalarını kesip sakladı. Resmi tarihin çirkin yüzü ders kitaplarına yansırken, ciddi tarih çalışmalarının yok denecek kadar az oluşu da ilginçtir.

Gene de burada bir sorun var: Osmanlı’nın kurduğu İmparatorluk dönemini araştırmak, öğrenmek, anlamak toplumsal bilinçte olumlu sonuçları verdi mi? Bir değişiklik olduğunu sanmıyorum. Tek tek bireylerin ilgi alanında kalan, oysa toplumun çoğunluğuyla ilgisiz kaldığı İmparatorluk dönemiyle Cumhuriyet dönemi arasında yeni köprüler kurulmaya başlanması, tek tek bireylerin ilgi alanında kalınca, toplumun düşünme biçimine somut etkiler yapmadı. Bu toplumun tarih bilinci olmayan bir toplum olduğu, tarihsiz de yaşayabileceği sonucu da çıkar mı bundan?

Thomasius’a göre, “Bir tarih bilgisi olmadan insan anlağı kör kalır.” Aydınlanmacı insanın zorunlu gereksinimi olarak tarih, o insanı süregelen yanlış bilgiden arındırmak, bilinçli insan yaratmak için vazgeçilmez bir yere sahiptir. Tarih insana, her şeyi bozan toplumsal ilişkiler içinde bireyliğini koruması için de gerekir. Doğan Özlem, Jean-Jacques Rousseau’nun 1750’li yıllarda, “çağının ilerlemeye duyduğu inançla az çok karşıtlık içinde, insanın doğuştan iyi olan doğasının toplum haline gelme süreci içinde bozulduğunu, tarihin aslında insanın bu bozuluşunun tarihi olduğunu” savunan düşüncesini aktarıyor. Toplum halinde yaşama, herkesin kendi başına yaşadığı bir çokluk oluşturmak değil de, zaman içinde gitgide karmaşıklaşan ilişkiler içinde yaşamak olduğu için, insanı elbette yoldan çıkaran ya da yoldan çıkanların kıskacına kaptıran bir dünya yaratır. Bütün kötülüklerin anası toplumdur, bu yüzden. Tarih de insanı sürekli bozulmaya yönelten bu ilişkilere tanıklık eder.

Özgür insanın tarihi

İnsanı geleneklerin ve geçmişin içine sıkıştıran tarih, tarihi sakatlayan en önemli yanlışlardandır. İnsan, bireyliğini yaşayabildikçe insanlaşır, dolayısıyla bu özgürlük onun kendi tarihini kendisinin yazmasını sağlar. Doğan Özlem, burada Kant’ın tarih anlayışının iki önemli dayanağını vurgular: İnsan özgürlüğü tarihin yaratıcısıdır ve tarihte yaşananlar aslında olgular dünyasının sonuçları olup tarihin bu yasalılığı büsbütün yadsınamaz. Dolayısıyla Kant’a göre tarih, karmaşık ve düzensiz rastlantılar yığınının düzenlenmesidir. Bu düzenlemeyi tek tek bireylerin, yani içgüdüsel bir bireylik doğası olarak aklın değil, insan türüne içkin aklın yapabileceğini de belirtir Kant.

Böyleyse, yani ortak akılla yazılıyorsa, tarihin tek bir yazımı olduğu mu söylenmektedir? Bu da değil elbette, çünkü Kant da, bütün insan türüne verilmiş olsa da, aklın her durumda aynı ve doğru olmayacağını, dolayısıyla eğri akılla doğru olunamayacağını, tarihin de yanlı yazılabileceğini kabul eder. Bu da herkes için tarihin olabilirliğini tartışmaya götürür. Doğan Özlem, “Kant, bir ‘tarih felsefesi’nin olabilirliğini büyük ölçüde bazı etik postulatlara bağlamış olur” diye tamamlıyor bunu. Etik, hem insanın tarih içindeki davranış biçimlerini açıklar, hem de tarihin yasalılık dışına çıkma nedenlerini. Tarihi yalnızca yasalarına bağımlı bir hayat olarak anlatmak her durumda yersizdir. Schelling de özgür insanın eylemini zorunluluğun ve yasalılığın yanına koyar ama tarihe doğal bir zorunluluk ve yasalılık yüklenemeyeceğini belirtir. İnsanın özgürleşmesi tarih içinde adım adım tamamlanacağına göre, dün yazılan tarih, nitelik olarak önceki gün yazılandan daha üst düzeyde, yarın yazılacak olandan da aşağıdadır.

Peki tarih, bütün bir geçmişte gerçekten yaşananların eksiksiz bütünü değilse –ve bu elbette olanaksızsa–, nedir, ne kadarıdır? Tarihin döne döne açıklamaya çaıştığı gerçekliği bu noktada düğümleniyor sanki. Hem nelerin tarihi oluşturduğu hem de onlara nasıl bakılması gerektiği.

Demek bir tarihsel bilgi var ve özel ve öznel bir tarihsel bilgidir bu. Tarihçinin yaratıcı yorumuyla verili olandan yeniden üretilerek değişir ve kuşkusuz gelişir. Bunu yaparken de seçilmiş bilgiler arasında zorunlu bağıntılar, nedensel ilişkiler arar. Yoksa doğasında eklektizm olan tarih, büsbütün derme çatmalaşıp anlamını yitirir.
Tarihi oluşturan bilginin, fazlalıklarından arındırılıp bütünlüklü biçimde ortaya konması, yaratıcı bir müdahale de sayılır. Baş kişilerin yanında sıradan insanlar ve tarihçinin bazen binlerce yıl uzaktaki bir geçmişte yaşananları anlatırken yaptığı, yapmak zorunda kaldığı gibi, gerçekten yaşanmış olanları onların hiç tanığı olmadan yazmak, yazılanı bir anlatı biçiminde ortaya çıkarır. Demek tarih, her durumda bir anlatıdır, yirminci yüzyılı anlatırken de öyledir, ama bir de binlerce yıl geçmişte yaşananları anlattığımızı düşünelim. Nasıl bir tarihtir bu? Kurmaca değilse de, geçmişin hikâyesi, anlatısıdır elbette.

Tarih Felsefesi, tarih üstüne çalışanlar için tamamlayıcı, az bulunur nitelikte bir ders kitabı olarak da okunabilir, kendine özgü bir tarih anlayışı oluşturmak isteyen amatör tarihçiler için temel bir kaynak, çıkış noktası olarak da.

Delicious   Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit Yazdır Tavsiye et
 
Nihat GÖKSU
Nihat GÖKSU
ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİ İÇİN HAYIR
4/11/2017 7:58:29 PM
Mahmut ABİŞ
Mahmut ABİŞ
O Gün Bu Gün!
3/12/2017 11:24:14 AM
Servan ÖNCEL
Servan ÖNCEL
CUMHURİYETLE NEREDEN NEREYE?
10/29/2015 7:14:35 AM
Hafiye
Hafiye
İnadına Demokrasi İnadına Barış..
10/3/2015 9:58:19 AM
Galip SEVİNDİR
Galip SEVİNDİR
"SİZİ ALLAH'A SÖYLEYECEĞİM"
11/28/2014 7:05:21 PM

ANKET

Hınıs'ın Öncelikli Sorunu Nedir?








BASIN YAZARLARI

İnsan öldürerek siyaset yapmak!13 Ekim 2015

reklam


 
  

Hınıs Kültür Hınıs'ın bilgi, haber,kültür,tanıtım sitesi.Hınıs'tan dünyaya güncel haberler.. Tüm içeriklerimiz lisanslıdır. İzinsiz kullanımı durumunda yasal haklarımızı koruyacağız.Yazar veya yorumcu yazdığı yazı ve yorumlardan kendisi sorumludur.www.hiniskultur.com sitesi bundan sorumlu değildir.

Anasayfa | Hakkımızda | İletişim | Reklam | Editörlerimiz | Yazarlarımız
face twitter youtube google

,