canada goose homme parajumpers solde doudoune moncler timberland femme ugg suisse doudoune moncler femme timberland homme ugg australia parajumpers femme moncler soldes canada goose solde moncler femme canada goose pas cher moncler doudoune femme canada goose femme timberland suisse moncler homme parajumpers homme doudoune canada goose pas cher canada goose doudoune pas cher ugg pas cher
chaquetas moncler moncler mujer barbour mujer louis vuitton madrid gafas de sol ray ban baratas abercrombie barcelona bolsos michael kors gafas de sol oakley baratas barbour hombre botas ugg rebajas oakley frogskins cinturones louis vuitton woolrich madrid moncler barcelona duvetica españa oakley frogskins baratas parajumpers madrid polo lacoste ghd baratas air max 90 blancas zapatos mbt nike huarache blancas
Dış politikada üslup ve yaklaşım hataları - - HINIS KÜLTÜR- İlkeli Tarafsız,doğru,Güncel, haber.
Generic Cialis Soft Kamagra Jelly Generic Female Viagra Generic Viagra Super Active Generic Priligy Generic Cialis Professional Viagra bestellen Viagra Tabletten Cialis kaufen Cialis Generika kaufen Viagra kaufen Cialis 20mg Pas Cher Acheter Generic Propecia Acheter Super Avana Levitra en ligne Viagra gebruiksaanwijzing Lida Afslankingskoffie Viagra kopen Priligy kopen met 60mg Dapoxetine Kamagra kauwtabletten kopen Sildenafil Priligy Cialis Jelly Cialis Original Viagra Generico Cialis Originale Kamagra 100 mg Kamagra Oral Jelly
canada goose outlet canada goose sale moncler wien canada goose pas cher barbour jas duvetica jas duvetica jassen canada goose belgie moncler jas canada goose jakke dame canada goose jakke canada goose danmark canada goose tilbud barbour jakke canada goose jakke moncler jakke canada goose udsalg canada goose jakke

MUHABİRLERİMİZ

HABER ARA


sol reklam


 
  

Dış politikada üslup ve yaklaşım hataları

SON 5 YAZISI

Demokratik İslam Kongresi

İntihar ediyoruz!

Basiret ve feraset!

Dört inanmış adam!

Demokraside sorun

Türkiye’nin son 10 yılda takip ettiği politikadan ayrılıp geldiği nokta, dış politikayı teşrih masasına yatırmayı gerektiriyor.

Dış politikanın yapıcıları ve icracıları hakkında suizan beslemiyoruz. Aslolan hüsnüzandır. Ancak “ameller niyetlere göre” ölçüldüğü gibi, “sonuçlarına (havatim) göre de ölçülür.” Pekâlâ, iyi niyetle kötü bir sonuç alınabilir. Bu durumda hatayı suizan besleyerek niyette değil, takip edilen usul ve yaklaşımda aramak gerekir, bu yüzden “usul esasa takaddüm eder.” Usul, üslup ve yaklaşım bakımından ele alındığında zahirde şu tutum ve yaklaşımın son dönem dış politikasına arız olduğunu müşahede edebiliriz: 1) Seni adam etmeye geldim, sözümü dinle, yoksa seni te’dip eder, gerekirse silahlı muhalefetle deviririm; 2) Dediğimi yap, yoksa askeri müdahalede bulunurum; 3) Çok ileri gitme, benim arkamda dünya imparatorluğu vardır, NATO’yu çağırır seni döverim.

Bu köşede enine boyuna ele aldık, bir yönetimi değiştirmenin veya bir rejimi dönüştürmenin silahlı ayaklanma dışında birden fazla yol ve yöntemi vardır. Biz bölgenin patronu değiliz, kimse de bizi kendi sahibi görmüyor; 400 sene iyi-kötü birlikte olduğumuz halk toplulukları modern tarih içinde köklü değişimler geçirmişlerdir. Geçen zaman zarfında tabir caizse köprünün altından epey su geçmiş. Bölgedeki bütün ülkeler ulus devlete sahiptirler. Biz hala onları “devlet” bile kabul etmiyoruz, oysa bölgenin üç güçlü ülkesi Türkiye, İran ve Mısır’ın da sahip oldukları devletler, onları tarihte güçlü kılan geleneksel devlet formlarına sahip değildirler, bu üç ülke de birer ulus devlettirler, bölgenin diğer irili ufaklı devletleri gibi. Bir topluluğu güçlü ve avantajlı kılan ahlaki idealleri, beşeri potansiyelleridir; yoksa tarihi, coğrafyası veya devlet formu değildir.

Ulus devlet döneminde her ülke ve onun devleti kendini dünyanın merkezi sayar, stratejik olarak kritik yerde görür, belirleyici ve önemli bulur. Bir Ürdünlüye sorun, size ülkesinin öyle bir resmini çizer ki, bu resme göre Ürdün değil bölgenin, dünyanın merkezidir; Ürdün tarihi bütün medeniyetlerin beşiğidir; gelişmeler Ürdün devlet ricalinin vereceği karara bağlıdır vs. Bunları dinleyince dersiniz ki, “Yahu ben bu lafların hepsini bizimkilerden de yıllardır duyuyorum.” Ulus devlet formu tektir, her yerde aynı karakterde sahneye konulur. Bütün ulus devletler yurttaşlarına yalan söyler, tarihi efsaneler üretir, kabadayılık yapar.

Geleneksel zamanlarda insanlar ve sosyal gruplar şahıslara ve hanedanlara mensup olurlardı, bu onları çok rahatsız etmezdi. Beni Ümeyye, Abbasoğulları, Selçuklular, Safeviler veya Osmanoğulları. Bunlar hanedandı, hanedana mensup olmak kişinin ve grubun ontolojik kimliğinden, dilinden vazgeçmeyi gerektirmezdi. Siyasi hegemonya neredeyse idareden ibaretti. Ulus devlet zamanında siyasi hâkimiyet nüfuz edicidir, yaygındır ve hâkimiyet altındaki grupları asimile etmeyi hedefler, üstelik iktisadi sömürü kitleseldir. Böyle olunca herkes ulus devlet olarak örgütlenmişse ne küçük bir Arap ülkesi kendini önemsiz sayar ne devasa bir İran veya Mısır. Modern devlette “ulus bilinci” öndedir, refleksler ve tepkiler de ulusaldır. “Hak” kavramı menfaate dayandığından, ulusal çıkar ulusal hak olarak algılanır, birinin iç işlerine karıştığınızda onun haklarına tecavüz etmiş sayılırsınız.

Bir yönetimi silahla değiştirmeye kalkıştığınızda karşınızda aynı saha üzerinde ulusal çıkarı olan başka bölge ülkelerini ve küresel güçleri bulursunuz. İki de bir “NATO arkamda” demek zannedildiği gibi etkili bir koz değildir. Bölge halkları Afganistan ve Pakistan’a bakıp NATO’dan korkabilir, ama asla bu savaş makinesinden hoşlanmaz, onunla tehdit etmek Türkiye’ye itibar kaybettirir, bölgeden uzaklaştırır.

Sıraladığımız yaklaşımda kibir, kaba güçle tehdit, boyun eğdirme tonları hâkim olup karşılıklı işbirliği, tevazuyla müzakere, sorunlara ortak çözüm arama, bazı konuları zamana yayma, bölge ülkeleriyle paylaşma ve muhatabı şahsiyet sahibi görme gibi tonlar zayıftır. Politika yapıcıları ve onların propaganda makinesinin operatörleri “Durun, bu cadde çıkmaz sokak” diye kendilerine seslenenleri “barışseverler” diye küçümsüyorlar. Ama “aslolan barış (Ve’s-sulhü hayrun)” değil mi?

Dahası, dış politikanın “muhafazakâr pozitivizm”in derin etkisine girmiş olmasıdır.

ZAMAN GAZETESİ

Delicious   Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
 
Nihat GÖKSU
Nihat GÖKSU
ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİ İÇİN HAYIR
4/11/2017 7:58:29 PM
Mahmut ABİŞ
Mahmut ABİŞ
O Gün Bu Gün!
3/12/2017 11:24:14 AM
Servan ÖNCEL
Servan ÖNCEL
CUMHURİYETLE NEREDEN NEREYE?
10/29/2015 7:14:35 AM
Hafiye
Hafiye
İnadına Demokrasi İnadına Barış..
10/3/2015 9:58:19 AM
Galip SEVİNDİR
Galip SEVİNDİR
"SİZİ ALLAH'A SÖYLEYECEĞİM"
11/28/2014 7:05:21 PM

ANKET

Hınıs'ın Öncelikli Sorunu Nedir?








BASIN YAZARLARI

İnsan öldürerek siyaset yapmak!13 Ekim 2015

reklam


 
  

Hınıs Kültür Hınıs'ın bilgi, haber,kültür,tanıtım sitesi.Hınıs'tan dünyaya güncel haberler.. Tüm içeriklerimiz lisanslıdır. İzinsiz kullanımı durumunda yasal haklarımızı koruyacağız.Yazar veya yorumcu yazdığı yazı ve yorumlardan kendisi sorumludur.www.hiniskultur.com sitesi bundan sorumlu değildir.

Anasayfa | Hakkımızda | İletişim | Reklam | Editörlerimiz | Yazarlarımız
face twitter youtube google