canada goose homme parajumpers solde doudoune moncler timberland femme ugg suisse doudoune moncler femme timberland homme ugg australia parajumpers femme moncler soldes canada goose solde moncler femme canada goose pas cher moncler doudoune femme canada goose femme timberland suisse moncler homme parajumpers homme doudoune canada goose pas cher canada goose doudoune pas cher ugg pas cher
chaquetas moncler moncler mujer barbour mujer louis vuitton madrid gafas de sol ray ban baratas abercrombie barcelona bolsos michael kors gafas de sol oakley baratas barbour hombre botas ugg rebajas oakley frogskins cinturones louis vuitton woolrich madrid moncler barcelona duvetica españa oakley frogskins baratas parajumpers madrid polo lacoste ghd baratas air max 90 blancas zapatos mbt nike huarache blancas
İstihbarat, yasak ve Cumhuriyet - - HINIS KÜLTÜR- İlkeli Tarafsız,doğru,Güncel, haber.
Generic Cialis Soft Kamagra Jelly Generic Female Viagra Generic Viagra Super Active Generic Priligy Generic Cialis Professional Viagra bestellen Viagra Tabletten Cialis kaufen Cialis Generika kaufen Viagra kaufen Cialis 20mg Pas Cher Acheter Generic Propecia Acheter Super Avana Levitra en ligne Viagra gebruiksaanwijzing Lida Afslankingskoffie Viagra kopen Priligy kopen met 60mg Dapoxetine Kamagra kauwtabletten kopen Sildenafil Priligy Cialis Jelly Cialis Original Viagra Generico Cialis Originale Kamagra 100 mg Kamagra Oral Jelly
canada goose outlet canada goose sale moncler wien canada goose pas cher barbour jas duvetica jas duvetica jassen canada goose belgie moncler jas canada goose jakke dame canada goose jakke canada goose danmark canada goose tilbud barbour jakke canada goose jakke moncler jakke canada goose udsalg canada goose jakke

MUHABİRLERİMİZ

HABER ARA


sol reklam


 
  

İstihbarat, yasak ve Cumhuriyet

SON 5 YAZISI

Korkmayan bir halkı nasıl yönetirsiniz?

Başörtüsü özgürlüğünü neden savundum?

Barışı yönetmek ama nasıl?

Milliyetçilik: Baş tacı mı, ayak altı mı?

Bu darbecilere yazık değil mi?

Özgürlüklerimizin kullanımı istihbarat birimlerinin raporuna kalmışsa işimiz zor demektir. Yok, eğer istihbarat raporları özgürlüklerimizi kısıtlamak için bir bahane olarak kullanılıyorsa durum çok daha vahimdir.

Cumhuriyeti demokrasiyle tamamlama sürecinde katedilen mesafe dikkate alındığında bu iki seçenek dışında bir yerde duruyor olmalıydık şimdi. Ama Cumhuriyet Bayramı kutlamalarında bazı ‘sivil’ organizasyonların kısıtlanmasında kullanılan dil kafaları karıştırdı. Ankara’da Birinci Meclis’in bulunduğu Ulus Meydanı’nda yapılacak kutlamaların yasaklanması bildik bir ‘devlet’ uygulamasıydı; demokrasiyle cumhuriyetin buluşmadığı bir döneme ait bir zihniyeti yansıtıyordu. Valiliğin veya hükümetin ‘yassak kardeşim’ demesini anlar, bu zihniyete yorardım. Ne de olsa ‘devlette devamlılık esastır’ gibi bir düstur vardı bu memlekette...

Ancak tuhaf ve endişe yaratıcı olan bu yasağın gerekçesi oldu. Bizzat Başbakan, ‘valiliğin elinde istihbarat var’ diye açıkladı yasağı. İşte bu ‘gerekçe’ endişe verici çünkü biliyorum ki bu gerekçeyle devletin ortadan kaldıramayacağı özgürlük yok. İşin gelip istihbarata dayandırılması bir zihniyete ve devlet geleneğine işaret ediyor. Her konuda ve herkes için istihbarat raporları hazırlanabilir, hazırlandı da yıllarca. Kimisi doğru olabilir bunların, kimi de fabrikasyon. Nasıl ayırt edebileceğiz bunları?

On yıllardır kendi halkına zulmeden Esed rejiminin Suriye’sine verilen isim nedir, hatırlayın; muhaberat devleti... İstihbaratın, devlet yönetiminde kararları şekillendirici ve özgürlükleri kısıtlayıcı bir unsur haline gelmesi hiç de hayra alamet değil. Bu kadar devlet, otorite, gizli bilgi fazla. Ne toplum ne de demokrasi kaldırabilir böyle yüksek dozda devleti...

Siyaseti ve daha da önemlisi özgürlükler rejimini istihbaratın yönetmesine izin verdiğinizde koyu bir ‘güvenlik devleti’ yaratırsınız. Topluma, siyasete ‘güvenlik’ penceresinden bakış kaçınılmaz olarak ‘otoriter’ bir devlete doğru evrilir. Bugün ‘rakipleri’ susturduğunda hoşunuza giden böyle bir devlet, yarın yanındakileri de sindirir. Otoriter devletin ideolojisi yoktur, her renge, kimliğe, ideolojiye bürünebilir. Meşrulaştırıcı zemini de ‘güvenlikçi’ bakıştır. Kâh toplumda tehdit görür, kâh sınırlarında; bazen düşman içtedir, bazen de sınırötesinde. Ama her durumda toplumu ‘disiplin’ altında tutacak bir ‘tehdit’ okuması bulunur. Demokratik cumhuriyet bir ‘güvenlik devleti’ olamaz, istihbaratı ‘susturucu’ bir aygıt olarak kullanamaz. Ama sonuçta Cumhuriyet bayramında bazı Kemalist-ulusalcı grupların Ulus’ta Birinci Meclis önünde gösteri yapmaları, anıtlara çelenk koymaları engellendi. Cumhuriyetin devrim yıllarında o meydana ‘halk’ sokulmuyordu. Cumhuriyet elitlerin, memurların cumhuriyetiydi. Şimdi de bu meydana cumhuriyeti kutlamak amacıyla gelen ‘cumhuriyet seçkinleri’ sokulmadı. Bence yine olmadı...

Elbette biliyorum bunların ‘kimliği’ni. İşte CHP İstanbul il başkanı; ordu mensuplarına hitaben, ‘sizin koruyamadığınız cumhuriyete biz sahip çıkıyoruz’ diyebiliyor. Desin... Bunların ifade ettikleri ‘düşünce’ de bu. İptidai, anti-demokratik, çağdışı, ama olsun. Düşünce ne olursa olsun, ifadesi vazgeçilmez bir hak ve özgürlüktür. 75. yılda 28 Şubat’ı arkalarına alıp memlekette nasıl bir terör estirdiklerini de gayet iyi hatırlıyorum. Ellerindeki bayrakları gözümüze gözümüze salladılar yıllarca her vesileyle. Ama bugün ellerindeki bayrakların, konuşacakları platformların devlet zoruyla alınması da doğru değil. Tıpkı devleti arkalarına alıp herkesi Kemalizm adına itaate ve sadakate zorlamalarının yanlış olduğu gibi. Bırakın bu işi toplumsal dinamikler halletsin. Kemalistlerin bugün ne güçleri var, ne de itibarları. Muhafazakarların ve demokratların ise ‘devlet desteği’ne ihtiyaçları yok. Zaten arkalarına devlet desteğini aldıkları oranda güçleri ve itibarları azalacaktır. Kimsenin devlet gücüne yaslanmadığı bir sivil alanda fikrî ve siyasî rekabet serbestçe cereyan etmeli. Kemalizm ne devlet tarafından topluma dayatılmalı ne de devlet Kemalistleri susturmalı. İstihbarat üzerinden meşrulaştırılan yasakların bizi götüreceği nihai yer ‘ceberrut devlet’tir. Hedefinde kim olursa olsun yeni bir ‘ceberrut devlet’e de bu memleketin ihtiyacı yok... Bu ülkeyi yasaklarla değil özgürlüklerle yönetmeyi bir türlü öğrenemedik.

 

Zaman

Delicious   Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
 
Nihat GÖKSU
Nihat GÖKSU
ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİ İÇİN HAYIR
4/11/2017 7:58:29 PM
Mahmut ABİŞ
Mahmut ABİŞ
O Gün Bu Gün!
3/12/2017 11:24:14 AM
Servan ÖNCEL
Servan ÖNCEL
CUMHURİYETLE NEREDEN NEREYE?
10/29/2015 7:14:35 AM
Hafiye
Hafiye
İnadına Demokrasi İnadına Barış..
10/3/2015 9:58:19 AM
Galip SEVİNDİR
Galip SEVİNDİR
"SİZİ ALLAH'A SÖYLEYECEĞİM"
11/28/2014 7:05:21 PM

ANKET

Hınıs'ın Öncelikli Sorunu Nedir?








BASIN YAZARLARI

İnsan öldürerek siyaset yapmak!13 Ekim 2015

reklam


 
  

Hınıs Kültür Hınıs'ın bilgi, haber,kültür,tanıtım sitesi.Hınıs'tan dünyaya güncel haberler.. Tüm içeriklerimiz lisanslıdır. İzinsiz kullanımı durumunda yasal haklarımızı koruyacağız.Yazar veya yorumcu yazdığı yazı ve yorumlardan kendisi sorumludur.www.hiniskultur.com sitesi bundan sorumlu değildir.

Anasayfa | Hakkımızda | İletişim | Reklam | Editörlerimiz | Yazarlarımız
face twitter youtube google