canada goose homme parajumpers solde doudoune moncler timberland femme ugg suisse doudoune moncler femme timberland homme ugg australia parajumpers femme moncler soldes canada goose solde moncler femme canada goose pas cher moncler doudoune femme canada goose femme timberland suisse moncler homme parajumpers homme doudoune canada goose pas cher canada goose doudoune pas cher ugg pas cher
chaquetas moncler moncler mujer barbour mujer louis vuitton madrid gafas de sol ray ban baratas abercrombie barcelona bolsos michael kors gafas de sol oakley baratas barbour hombre botas ugg rebajas oakley frogskins cinturones louis vuitton woolrich madrid moncler barcelona duvetica españa oakley frogskins baratas parajumpers madrid polo lacoste ghd baratas air max 90 blancas zapatos mbt nike huarache blancas
Kuzu kebap - - HINIS KÜLTÜR- İlkeli Tarafsız,doğru,Güncel, haber.
Generic Cialis Soft Kamagra Jelly Generic Female Viagra Generic Viagra Super Active Generic Priligy Generic Cialis Professional Viagra bestellen Viagra Tabletten Cialis kaufen Cialis Generika kaufen Viagra kaufen Cialis 20mg Pas Cher Acheter Generic Propecia Acheter Super Avana Levitra en ligne Viagra gebruiksaanwijzing Lida Afslankingskoffie Viagra kopen Priligy kopen met 60mg Dapoxetine Kamagra kauwtabletten kopen Sildenafil Priligy Cialis Jelly Cialis Original Viagra Generico Cialis Originale Kamagra 100 mg Kamagra Oral Jelly
canada goose outlet canada goose sale moncler wien canada goose pas cher barbour jas duvetica jas duvetica jassen canada goose belgie moncler jas canada goose jakke dame canada goose jakke canada goose danmark canada goose tilbud barbour jakke canada goose jakke moncler jakke canada goose udsalg canada goose jakke

MUHABİRLERİMİZ

HABER ARA


sol reklam


 
  

Kuzu kebap

SON 5 YAZISI

Umut..

Tek adamlıkta finale doğru

Her fani demokrasiyi tadacaktır

Son bir savaş

Kürt Mandela'sı ve Erdoğan

Varmış bir günahımız ki hayatımızı saçmalıklar üzerine yazı yazarak geçirmeye mahkûm edilmişiz.

Yunan mitolojisi, en büyük ceza olarak Sisifos’u “bir kayayı sürekli olarak bir tepenin üstüne taşımaya”, aç olan Tantalus’u “başının üstündeki meyve ağaçlarına her uzandığında ağaçların geri çekildiğini görmeye” mahkûm etmiş, ama saçmalıklar hakkında yazı yazmaya mahkûm olan biri yok mitolojide.

Hâlbuki bu ceza, bir kayayı sürekli dağın tepesine taşımaktan da, meyvelere her uzandığında dalların geri kaçtığını görmekten de beter.

Belki böyle bir cezayı İngiltere Kralı Üçüncü George tahtta delirdiğinde İngiliz entelektüelleri çekmiştir.

Bir kral delirdiğinde ne yapar insanlar?

Delirdiğini görüyorsun ama adam kral, verdiği her karar insanların hayatını ilgilendiriyor.

Yaptıklarının saçmalığını fark ediyorlardı ama karşılarındaki kral olduğu için her emrini yerine getiriyorlardı mecburen.

Sonunda, Kral Hyde Park’tan geçerken arabadan inip “Prusya Kralı” olduğuna inandığı bir ağaçla uzun uzun sohbet edip de ayrılırken ağacın dallarıyla el sıkışınca, “delirdiğini resmen kabul edip” tahttan indirmişlerdi.

Son zamanlarda bende sık sık “Üçüncü George” dönemini yaşıyormuşuz duygusu oluyor doğrusu.

Ben hayatımda ilk kez bir başbakanın, polislerin barikatları kaldırmasıyla çatışmaların son bulduğu bir olayda “barikatları ben kaldırtmadım, birisi kaldırtmış” dediğini, barikatları kaldırttığı söylenen Cumhurbaşkanı’na “olayları yatıştırdığı” için kızdığını görüyorum.

“Mesele büyüyecekti, çok gerginlik ve çatışma olacaktı, engel oldular”
diye yakınan bir başbakana hiç rastlamadım bugüne dek.

Bir de olayları yatıştırdığı için Cumhurbaşkanı’nı “iki başlılık yaratmakla, durumdan vazife çıkarmakla” suçladı.

Cumhurbaşkanı Gül de dün Başbakan’a kibar bir dille ama aslında çok sert bir cevap verdi:

“Önce tabii Cumhurbaşkanı olarak Cumhuriyet Bayramı’nın bütün ülkede nezih bir şekilde kutlanmasıyla ilgili yetkililerin dikkatini çekmemden daha doğal bir şey olmaz. Ayrıca çift başlılık gibi bir şey de olmaz. Memleket idaresinde, ülke idaresinde çift başlılık doğru da değildir. Böyle bir şey zaten sözkonusu da değildir. Anayasamız, mevcut kanunlarımız hepimizin yetki ve görevlerini, sorumluluklarını zaten açıkça belirtmiştir. Bu bakımdan hepimizin yanlış anlamalara fırsat vermemesi gerektiği kanaatindeyim.”

Bayramın “nezih geçmesi” için gerekenleri yaptığını söylerken, altını fazla çizmeden bayramın “nezih geçmemesi” için gayret gösteren Başbakan’ı da eleştiriyor, ayrıca “anayasal yetkilerini” de hatırlatıyordu.

Cumhurbaşkanı’nın huzursuzluğunun gittikçe arttığı görülüyor.

Olayları yumuşatmaya, ülkeyi demokrasiye doğru çekmeye, Avrupa Birliği kriterlerini hatırlatmaya uğraşıyor elinden geldiğince.

Başbakan da ona “sen karışma” diyor, “sertliği engellemeye kalkma”.

Erdoğan dün de “ülkede açlık grevlerinin olmadığını” söyledi.

Aynı saatlerde Adalet Bakanı Sadullah Ergin, “683 kişinin açlık grevinde olduğunu” açıklıyordu.

İnsanlar adım adım ölüme yaklaşıyor, Başbakan “açlık grevi yok” diyor ve ölen insanları kurtarmakla ilgilenmek yerine, BDP’lilerin biraraya geldikleri bir yemekte çekilmiş resmini gösteriyor, “kuzu kebap yiyorlar” diyerek.

BDP’liler kebap yiyorsa, Başbakan’ın “olmadığını sandığı” açlık grevindekiler ölsün mü?

Öcalan’ın tecridinin kalkmasını, anadilde eğitimin başlamasını istiyor açlık grevine yatan mahkûmlar.

Öcalan’ın ailesiyle ve avukatlarıyla görüşmesi “hukuki” hakkı, Kürtlerin anadilde eğitim görmeleri “insani” hakları.

Bu iki hakkı da yok sayıp, açlık grevinin aslında olmadığını iddia etmek, “kuzu kebap” demagojisine girmek nasıl bir sonuç yaratacak?

PKK’yı suçlamak, bu hakların çiğnendiği gerçeğini değiştiriyor mu?

PKK’nın bu açlık grevlerini kendi stratejisi için kullanmasını istemiyorsan, bunun çaresi kebap masası resimleri göstermek değil, o hakları vermektir.

Başbakan Erdoğan, her toplumsal olayı “kişisel” almaya başladı, CHP’liler yürüyorsa bu Erdoğan’a karşı yapılmış bir saldırı, mahkûmlar açlık grevi yapıyorsa bu Erdoğan’a meydan okuma.

Toplumsal gerçekler, toplumsal olaylar yok, Erdoğan’ı kızdıran “kişisel” olaylar var.

Ve, Erdoğan hepsini cezalandıracak.

O “cezalandırma” anlayışının sonucunda, ben yazıyı yazarken ODTÜ alev alev yanıyordu.

Bunların çözüm bekleyen “toplumsal sorunlar”, bir başbakanın görevinin de bunları çözmek olduğunu, mahkûmları öldürüp, CHP’lileri dövmenin sorunları çözmeyeceğini Erdoğan’a kim anlatacak?

Biri anlatırsa Erdoğan bu gerçeği kavrayabilecek mi?

683 kişi ölümü beklerken “kimsenin açlık grevi yapmadığını” sanan bir akla nasıl güveneceğiz?

Üstelik bu akıl, başka her akla da düşman.

Acaba Üçüncü George’a “haşmetmeab o elini sıktığınız Prusya Kralı değil, bir ağaçtı” diyen kimse çıkmış mıydı?

Diyen olduysa Kral ona inanmış mıydı?

Taraf
Delicious   Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
 
Nihat GÖKSU
Nihat GÖKSU
ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİ İÇİN HAYIR
4/11/2017 7:58:29 PM
Mahmut ABİŞ
Mahmut ABİŞ
O Gün Bu Gün!
3/12/2017 11:24:14 AM
Servan ÖNCEL
Servan ÖNCEL
CUMHURİYETLE NEREDEN NEREYE?
10/29/2015 7:14:35 AM
Hafiye
Hafiye
İnadına Demokrasi İnadına Barış..
10/3/2015 9:58:19 AM
Galip SEVİNDİR
Galip SEVİNDİR
"SİZİ ALLAH'A SÖYLEYECEĞİM"
11/28/2014 7:05:21 PM

ANKET

Hınıs'ın Öncelikli Sorunu Nedir?








BASIN YAZARLARI

İnsan öldürerek siyaset yapmak!13 Ekim 2015

reklam


 
  

Hınıs Kültür Hınıs'ın bilgi, haber,kültür,tanıtım sitesi.Hınıs'tan dünyaya güncel haberler.. Tüm içeriklerimiz lisanslıdır. İzinsiz kullanımı durumunda yasal haklarımızı koruyacağız.Yazar veya yorumcu yazdığı yazı ve yorumlardan kendisi sorumludur.www.hiniskultur.com sitesi bundan sorumlu değildir.

Anasayfa | Hakkımızda | İletişim | Reklam | Editörlerimiz | Yazarlarımız
face twitter youtube google