canada goose homme parajumpers solde doudoune moncler timberland femme ugg suisse doudoune moncler femme timberland homme ugg australia parajumpers femme moncler soldes canada goose solde moncler femme canada goose pas cher moncler doudoune femme canada goose femme timberland suisse moncler homme parajumpers homme doudoune canada goose pas cher canada goose doudoune pas cher ugg pas cher
chaquetas moncler moncler mujer barbour mujer louis vuitton madrid gafas de sol ray ban baratas abercrombie barcelona bolsos michael kors gafas de sol oakley baratas barbour hombre botas ugg rebajas oakley frogskins cinturones louis vuitton woolrich madrid moncler barcelona duvetica españa oakley frogskins baratas parajumpers madrid polo lacoste ghd baratas air max 90 blancas zapatos mbt nike huarache blancas
Açlık grevi hesapları - Hilal KAPLAN - HINIS KÜLTÜR- İlkeli Tarafsız,doğru,Güncel, haber.
Generic Cialis Soft Kamagra Jelly Generic Female Viagra Generic Viagra Super Active Generic Priligy Generic Cialis Professional Viagra bestellen Viagra Tabletten Cialis kaufen Cialis Generika kaufen Viagra kaufen Cialis 20mg Pas Cher Acheter Generic Propecia Acheter Super Avana Levitra en ligne Viagra gebruiksaanwijzing Lida Afslankingskoffie Viagra kopen Priligy kopen met 60mg Dapoxetine Kamagra kauwtabletten kopen Sildenafil Priligy Cialis Jelly Cialis Original Viagra Generico Cialis Originale Kamagra 100 mg Kamagra Oral Jelly
canada goose outlet canada goose sale moncler wien canada goose pas cher barbour jas duvetica jas duvetica jassen canada goose belgie moncler jas canada goose jakke dame canada goose jakke canada goose danmark canada goose tilbud barbour jakke canada goose jakke moncler jakke canada goose udsalg canada goose jakke

MUHABİRLERİMİZ

HABER ARA


sol reklam


 
  

Hilal KAPLAN

Hilal KAPLAN

Açlık grevi hesapları

SON 5 YAZISI

Yargılanacaksınız!

'Saray Gladio'su gerçek ama Gülen örgütü yalan, öyle mi?

Uğur Kaymaz'ın gözleri size bakıyor!

Cizre'den Bodrum'a çıkan yol

Türkiye'yi Suriye'ye çevirmek

Türkiye genelinde 66 cezaevinde 683 mahkumun sürdürdüğü açlık grevi devam ediyor.

Geç olmadan, mevcut duruma yaklaşımda, iki argümanın işlevsiz olduğunu görmekte fayda var. Birincisi, BDP'li vekilleri neden açlık grevine girmedikleri üzerinden eleştirmek çünkü bu hususta bir 'iş bölümü'ne gidildiği aşikâr. BDP'lilere düşen pay, açlık grevindekilerin durumunun siyasal alanda karşılık bulması için çabalamak ve olabildiğince 'sokağı' hareketlendirmek olarak görünüyor. Bu minvaldeki her eleştiri ('kuzu kebap yiyorlar' örneğinde olduğu gibi) tam tersi etki yaratacak ve örgüte/partiye olan bağlılığı pekiştirmekten öte katkısı olmayacaktır.

İkincisiyse, açlık grevlerini önemsizmiş gibi gösteren bir tavır almak ki bunun bir 'şov' olduğu yönündeki tahkir edici niteleme bu kapsama giriyor. İnsanların hayatlarını tehlikeye atarak yaptıkları bir 'şov'dan söz ediliyorsa eğer, ve ikna etmek istediğiniz muhatabınız açlık grevlerine önem veren bir kitleyse şayet, şov nevinden küçük düşürmeye yönelik açıklamalar ancak mevcut eyleme daha fazla meşruiyet ve kutsiyet atfetmeye yarayacaktır. Nitekim, öyle de oluyor.

Bu noktada şu sorunun hâlâ önemli olduğu kanaatindeyim: Neden şimdi? Bu ülkede Kürt olduğunu söylemenin 'mesele' yapılabildiği, bu sebepten ötürü canını gurbet ellerde teslim etmek zorunda kalan Ahmet Kaya örneğinin çok taze olduğu 2000 yılında, PKK açlık grevlerine karşı çıkan bir yerdeyken, ne oldu da bugün böyle bir eylem biçimini doğru bulur hale gelmiştir?

Kanatimce bunun iki sebebi var. Geçtiğimiz senenin bize öğrettiği bir gerçek, BDP tabanının 'devrimci halk savaşı' stratejisine itibar etmediğidir. Yani 'askerî çözüm sürecindeyiz' diyen PKK'ya beklediği sivil desteği göstermediğidir. Şimdiyse savaşkan bir strateji üzerinden ulaşılamayan halk, açlık grevi gibi sivil itaatsizlik kapsamındaki bir eylem üzerinden mobilize edilmeye çalışılmaktadır.

İkinci ve daha önemli sebebe gelince... Açlık grevini sürdürenlerin isteklerine bakıldığında, bunların hükümetin kısa vadede zaten gerçekleştireceğini vaat ettiği talepler olduğunu görüyoruz. Örneğin, anadilde savunma hakkı. Hükümet bu hakkı tanıyacağını 30 Eylül'deki kongresinde ilan etti. Bu iklime binaen, Hatip Dicle'nin 7 Ekim'de Kürtçe savunma yapmasına olanak sağlandı. Adaket Bakanlığı'nın anadilde savunmanın yasalaşması için üzerinde çalışmayı sürdürdüğü bir taslak olduğunu biliyoruz.

Anadilde kamu hizmetlerine erişimi sağlayacağını vaat eden bir hükümetin, yine bir kamu hizmeti olan eğitimin de anadilde karşılanmasını asla gerçekleştirmeyeceğini düşünmek gerçekçi değildir. Kaldı ki bu amaca ulaşmanın, ölmek-öldürmek dışındaki siyasî araçları da mevcuttur.

Öcalan'la avukat görüşmelerinin tekrar başlaması ise PKK saldırılarının 'zirve yaptığı' bir dönemde bile 'Operasyon yapma meraklısıdeğiliz. Gerekirse yarın MİT Müsteşarımı görevlendiririm'diyen bir Başbakan'ın hükümeti için çıtanın oldukça altında kalan bir taleptir. Ancak, belki dikkatinizi çekmiştir, açlık grevleri Öcalan ekseninde başladı başlayalı hükümet çevrelerinden ne Öcalan ne de müzakere sözü işitilir oldu.

Peki, özellikle müzakere ihtimaline zarar veren bu eylem neden sürdürülüyor? Çünkü bu talepler hayata geçirildiğinde, tabana 'Ak Parti yapmadı, biz bu hakları kazandık' denmek isteniyor. Gerçi Ak Parti, bu talepleri hayata geçirse bile söylenecek olan yine budur ama örgütün siyasal alanda kendini gerçekleştirme mücadelesinde böylesi bir emri vakiyi yaptırtması bile önemli bir başarı olarak kayda geçirilmişolacaktır. Beklendiği üzere Ak Parti taleplere karşılık vermediği takdirdeyse, bilek güreşinin nesnesi olarak görülen canlar üzerinden bir 'direniş efsanesi' daha oluşturulacak, siyasî çözüm ihtimali ve Öcalan'ın rolü bir başka bahara ertelenecek ve böylelikle 'moral' alanda örgüt yine kazanmış olacaktır. Biz, yitirilmesi muhtemel hayatlar için endişelenirken, arkada bu siyasî hesapların yatmadığını düşünmek sanırım naiflik olur.

Ve yapılan hesap ne olursa olsun, dileğim bir kişiye bile zarar gelmeden bu süreci atlatmak için ne yapılması gerekiyorsa yerine getirilmesidir. Ancak bildiğimiz bir diğer katı gerçek, hiçbir devletin bu şekilde bir şantaja, ne pahasına olursa olsun, boyun eğmeyeceğidir. Bu soğuk hakikati düşünürken 'Acaba 'devletçi' perspektiften mi bakıyorum?' diye kendimi sorguladım. Ancak Hollanda Yeşil-Sol Partisi'nin ve Avrupa Parlamentosu'ndaki Yeşiller Grubu'nun eski bir üyesi olan Joost Lagendijk'in Zaman'daki köşesinde yer alan sözleri bile bu tesbiti doğrular nitelikteydi:

'Beni daha da öfkelendiren, Türk hükümetinin bu türden şantaj taktikleri karşısında istese bile pes etmeyeceğini PKK liderliğinin gayet iyi bildiğinden emin olmam. Hangi hükümet olsa boyun eğmez, çünkü bir kez eğerse, gelecek hafta başka bir konuda yetkilileri köşeye sıkıştırmak için diğerleri de açlık grevine başlar. Kıssadan hisse: Bu açlık grevleri hem insanlık dışı hem de kendine zarar vermekten başka bir sonuç vermeyeceğe benziyor.'

BDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş'ın çıtayı "Biz Mehmet Öcalan'ın gitmesini değil, Abdullah Öcalan'ın gelmesini istiyoruz"a yükselttiği noktada cezaevlerinden tabutların çıkmasını kim istiyor; bir kez daha düşünmek gerekiyor. Hükümetin, mahkûmları yaşatmak noktasında çabalarını artırması çağrısına haklı olarak katılırken, o mahkûmlara "ölün" talimatı verenleri gözardı edenler "timsah gözyaşları" metaforunu daha çok hak ediyor.

Yeni Şafak
Delicious   Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
 
Nihat GÖKSU
Nihat GÖKSU
ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİ İÇİN HAYIR
4/11/2017 7:58:29 PM
Mahmut ABİŞ
Mahmut ABİŞ
O Gün Bu Gün!
3/12/2017 11:24:14 AM
Servan ÖNCEL
Servan ÖNCEL
CUMHURİYETLE NEREDEN NEREYE?
10/29/2015 7:14:35 AM
Hafiye
Hafiye
İnadına Demokrasi İnadına Barış..
10/3/2015 9:58:19 AM
Galip SEVİNDİR
Galip SEVİNDİR
"SİZİ ALLAH'A SÖYLEYECEĞİM"
11/28/2014 7:05:21 PM

ANKET

Hınıs'ın Öncelikli Sorunu Nedir?








BASIN YAZARLARI

İnsan öldürerek siyaset yapmak!13 Ekim 2015

reklam


 
  

Hınıs Kültür Hınıs'ın bilgi, haber,kültür,tanıtım sitesi.Hınıs'tan dünyaya güncel haberler.. Tüm içeriklerimiz lisanslıdır. İzinsiz kullanımı durumunda yasal haklarımızı koruyacağız.Yazar veya yorumcu yazdığı yazı ve yorumlardan kendisi sorumludur.www.hiniskultur.com sitesi bundan sorumlu değildir.

Anasayfa | Hakkımızda | İletişim | Reklam | Editörlerimiz | Yazarlarımız
face twitter youtube google