canada goose homme parajumpers solde doudoune moncler timberland femme ugg suisse doudoune moncler femme timberland homme ugg australia parajumpers femme moncler soldes canada goose solde moncler femme canada goose pas cher moncler doudoune femme canada goose femme timberland suisse moncler homme parajumpers homme doudoune canada goose pas cher canada goose doudoune pas cher ugg pas cher
chaquetas moncler moncler mujer barbour mujer louis vuitton madrid gafas de sol ray ban baratas abercrombie barcelona bolsos michael kors gafas de sol oakley baratas barbour hombre botas ugg rebajas oakley frogskins cinturones louis vuitton woolrich madrid moncler barcelona duvetica españa oakley frogskins baratas parajumpers madrid polo lacoste ghd baratas air max 90 blancas zapatos mbt nike huarache blancas
GÖLGE/Sİ - - HINIS KÜLTÜR- İlkeli Tarafsız,doğru,Güncel, haber.
Generic Cialis Soft Kamagra Jelly Generic Female Viagra Generic Viagra Super Active Generic Priligy Generic Cialis Professional Viagra bestellen Viagra Tabletten Cialis kaufen Cialis Generika kaufen Viagra kaufen Cialis 20mg Pas Cher Acheter Generic Propecia Acheter Super Avana Levitra en ligne Viagra gebruiksaanwijzing Lida Afslankingskoffie Viagra kopen Priligy kopen met 60mg Dapoxetine Kamagra kauwtabletten kopen Sildenafil Priligy Cialis Jelly Cialis Original Viagra Generico Cialis Originale Kamagra 100 mg Kamagra Oral Jelly
canada goose outlet canada goose sale moncler wien canada goose pas cher barbour jas duvetica jas duvetica jassen canada goose belgie moncler jas canada goose jakke dame canada goose jakke canada goose danmark canada goose tilbud barbour jakke canada goose jakke moncler jakke canada goose udsalg canada goose jakke

MUHABİRLERİMİZ

HABER ARA


sol reklam


 
  

GÖLGE/Sİ

SON 5 YAZISI

GÖLGE/Sİ

DEMOKRASİ: BİR VARMIŞ, BİR YOKMUŞ...

KÜRESELLEŞMENİN YEREL ETKİLERİ

TOPLUMSAL ADALET Ve ALGISI

UYANIN YENİ KÜRESEL BİÇİMLENİŞ TAMAMLANMAK ÜZERE

GÖLGE/Sİ

(EPİFENOMENİ = GÖLGE OLGU)

            Gölge adından da anlaşılacağı gibi ışıkla oluşan ve ışık altında olmayan karanlık yüzdür. Bütün gölgeler ışığa rağmen varlığını ışığa borçludur. Gölgelerin karanlıktan farkı, ışıkta oluşmalarıdır. Nasıl ki güneşin ışığına maruz kalan cisimlerin gölgesi oluşuyorsa aynı şekilde ekonomik, sosyal ve siyasal faktörlerin etkisine maruz kalan insanların ve beşeri yapıların da gölgeleri oluşur. Bu gölgeler sosyal olabileceği gibi psikolojik de olabilir. Sosyal gölgelere örnek olarak; falanın oğlu, falan aşiretten, milletten, inançtan, … namımız, şanımız, rütbemiz, statümüz, mevkiimiz ve makamımız gibi.. gölgeleri verebiliriz. Psikolojik gölgelere de yalancılığımız, şımarıklığımız, tembelliğimiz, hırslılığımız, despotluğumuz, duygusuzluğumuz, fazla bilmişliğimiz ve kurnazlığımız gibi gölgeleri örnek olarak verilebilir.  

            Geçmiş-konjonktür-gelecek etkileşiminde gölgelerin değeri değişkenlik gösterir. Söz konusu üçlü etkileşimde gölgeler bazı dönemlerde para ederken bazı dönemlerde de para etmezler. Bu değer yine üçlü etkileşim diyalektiğinde tamamen ışığın geldiği yere, gittiği yöne ve şiddetine göre değişir. Eğer ışık ‘doğru yerden’ gelmiyorsa gölge yanıltıcı olur; ‘doğru yönden’ gelmiyorsa perdedeki gölgeler birbirine karışır; istenen şiddette gelmiyorsa gölgelerin sınırları belirsizleşir. Siyasi taktiklerde ışığın yer-yön/yan-şiddet ve zamanlaması hesaplamaları çok ince yapılır.

            Gölgelerin eylemleri de üzerinde durulması gereken farklı bir noktasıdır. Yönetilmesi gerekir. Çünkü gölgelerin eylemleri aynı zamanda anlamlarını da simgeler. Anlamlarını simgelediği için etraflarında imgesine uygun bir dünya oluşturur. Bu daha çok ticari algılanabilirlik açısından bir imaj meselesidir. Gölgeler günümüz siyasal sisteminde getirisi oranında yatırım çekme gücüne sahiptir.

            Varlıkla gölgesi arasındaki ilişki (gölgemizle aramızdaki ilişkimiz) varlıkla dünya (bizimle dünya) arasındaki ilişkiye tanıklık eder. Bu tanıklığa bakarak bir genelleme yapacak olursak gördüğümüz şudur: Gölgemizin para etmediği dönemde isek reddederiz. Para eden dönemde isek kendimizi gölgemize kaptırır, gölgemizden korkar ve hatta ona selam dururuz. Eğer lider konumunda isek (yani ışığı kendimize çekebilmişsek) gölgemizde kalanlar olduğu gibi gölgemize sığınanlar da olur. Gölgede kalanlar ile gölgeye sığınanların gölgesi olmaz. Onlar ancak ışığa bakarak gölgesiz olduklarının farkına varırlar.

            O halde gölge bir gerçekliğin etkisinde ortaya çıkan ve bir varlığın yansıması olan ikincil bir gerçekliktir. Bu ikincil gerçekliğe epifenomeni denir. Epifenomeni, Türkçeye gölge olgu ya da yan gerçeklik olarak geçmiştir. Epifenomeni insan beyninin bir ürünüdür, bir bilinç biçimidir. Tek başına bir sonuç olmayıp aynı zamanda toplumsal olguların belirli bir biçimde düzenlenmesini sağlayan bir zihniyet biçimidir. Siyaset epifenomeni alanında yapılmaktadır. Din de sosyolojik olarak bir epifenomenidir.

            Gölgeler (epifenomeni), fiziksel varlıkların yansımaları olduğu için fiziği zorlamakta,  içinden çıktığı kabuğu bükmekte, efendi olma isteğinde ve/veya eğilimindedir. Bu efendiliğin tesisi için gölgelerin bilinç düzeyine çıkarılarak kavramsallaştırılması gerekir.  Çünkü siyaset, ancak zihinde bu kavramlar üzerinde hâkimiyet kurabilir ve onlar sayesinde var olabilir. Diğer yandan günümüz medyatik siyaseti gölge oyunu üzerinden yapılmaktadır. Kim bilir varlıkların kendisi ve gölgeleri arasındaki kontrolsüz ilişkiler medyanın maharetli ellerinde daha kimlere ne yararlar sağlar?

            Bir gölge oyunu olarak siyaset, toplumsal sınıfları kendine ve kendi emeğine yabancılaştırmıştır. Bu yabancılaşmayı aşmak için epifenomeni yani gölgeler üretilmektedir. Buradaki temel siyasal amaç, yabancılaşmanın asıl kaynağını gözden ıraklaştırmak ve yönetici sınıfların yönetilenler üzerindeki baskısını süreklileştirmektir. Zaten bu karakterdeki siyasetin yaşam kaynağı da bu temelden beslenmektedir.

            Gölge olguların zihinsel sübjektif halleri ile gerçeklik alanları arasındaki sınırı en çok ihlal eden siyasettir. Çünkü kişinin yalnızca bir ideolojik sisteme (başka bir gölge) bağlılığı değil aynı zamanda o sistem içindeki yeri de onun sosyal olguları içerik açısından algılamasına etki eder (yani gölgeleri görmesinde etkili olur).

            Gölge olgular, bazen çiçeğin ikincil bir gerçeği olan kokusu gibi çiçek üzerinde etkili değil iken bazen de korku gibi beynin zihinsel aktiviteleri üzerinde oldukça etkili olabilmektedir. Korku yayarak insanları yönetmek için alanlarda, medyada veya meclis kürsülerinde belirli çıkarlar için savaş(tırıl)an gölgeler bunun siyasi arenadaki en iyi örnekleridir.

            Gölgelerin düşmanı ışıktır, bilgidir. Gölge ile ışık hiçbir zaman aynı tarafta yer almaz. Işık hangi açı ve kaynaktan gelirse gelsin gölge diğer tarafa kaçmak zorundadır. Onun varlık şekli karanlık tarafta süreklidir.

            Gölge, psikolojik bir kavram olarak ele alındığında ise Dr. Jung’un “Aion” adlı kitabında; “… gölge ego kişiliği tehdit eden ahlaki bir problemdir” denilmektedir. Dr. Jung’a göre hiç kimse üzerinde ciddi olarak uğraşmadan gölgesinin farkına varamaz. Çünkü gölge kişinin bilinçaltı olgusu olarak da tanımlanmaktadır. İlk paragrafta belirtilen psikolojik gölgeler analitik psikolojiye göre bizim başkasında görmeye tahammül edemediğimiz kendi karanlık yönümüzdür. Demokrasi ile yönetilen bir ülkede isek bu gölgelerimizi en azından kontrol edebilecek olgunlukta olmamız gerekir.  Alfred Adler’in bireysel psikoloji kuramına göre ise insanın doğuştan getirdiği içindeki aşağılık duygusuyla başa çıkabilmek için hayatı boyunca onunla savaşması gerekir. Yani kötü olmak doğal ve kolaydır. Asıl zor olan iyi olmaktır. İyi olmak için enerji harcamak gerekir.

            Gölgelerle başa çıkmak için onları bilinçaltından bilince getirmek (yani farkına varmak) ve onlarla savaşta gerçek bir çaba içinde olmak gerekir. Gölge bilince getirilmedikçe diğer insanlara yansıtılır, kolay kolay kabul edilebilen bir olgu olmadığından dolayı da bu yansıtma çok sık görülür ve hatta sağa sola iftira atmakla, kendisini inkar etmekle seyreder gider.. Bu karakterdeki insanlar ilkeli değil durumsal yaklaşıma uygun olduğundan mevcut sistemlerde (halin icaplarına göre davrandıklarından) çok kolay lider konumuna getirilirler. Çok güçlü olabildikleri halde kendileriyle çeliştikleri için asla mutlu olamazlar. Oynak olan bu tiplerin gölgeleri daha da oynak olmaya mecburdurlar.

            Gölgelerimiz bilincimiz dışında iken maalesef dış dünyadan o kadar da gizlenemezler. Her zaman onların bir ışıklık canları vardır. Karanlık tarafımızı ne kadar bastırırsak onu dışa o kadar aşikâr hale getirmiş oluruz. Gölgede kalanların ise kendi karanlık yüzlerini görmesinin olanağı yoktur. Gölgelerimizi görememek, yani mükemmeliyetçilik oyununu oynamak, eleştirilere tahammül edememek doğamızı inkâr etmemize neden olur ki, bu da her sıkıştığımızda geçmişimizi terk etme, ona sahip çıkmama problemini beraberinde getirecektir. Ancak gölgelerimizle yüzleşerek güzel ve güvenli bir geleceğe gidebiliriz.

            Varlık ve gölgesi tıpkı özne ve nesne arasındaki savaşım gibi bir diyalektik dönüşüm içindedir. Hangisinin kazanacağının pek önemi yoktur. Önemli olan insanın kendi doğasını bilerek daima gölgeleriyle yüzleşmesidir.

            Tüm gölgeler var olana dayanırlar. Ancak bunlardan bazıları var olan duygu, kaygı ve korkulardan dolayı olmayanı yaratır ve zorlar. Daha sonra onun var olduğu varsayımıyla hareket ederler. Bu nedenle tüm gölgeler gerçek ile örtüşmezler. Diğer taraftan bir toplum için en tehlikeli hal düşünürlerini (ışıklarını) ekmeğe muhtaç bir şekilde yaşamaya zorlayan ve gölgelerin organize olduğu haldir.

            Gölgelerden kurtulmak için tüm ışıkları parlatmanın tam zamanıdır şimdi..
                                                                                                              Metin KARACA
 
Nihat GÖKSU
Nihat GÖKSU
ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİ İÇİN HAYIR
4/11/2017 7:58:29 PM
Mahmut ABİŞ
Mahmut ABİŞ
O Gün Bu Gün!
3/12/2017 11:24:14 AM
Servan ÖNCEL
Servan ÖNCEL
CUMHURİYETLE NEREDEN NEREYE?
10/29/2015 7:14:35 AM
Hafiye
Hafiye
İnadına Demokrasi İnadına Barış..
10/3/2015 9:58:19 AM
Galip SEVİNDİR
Galip SEVİNDİR
"SİZİ ALLAH'A SÖYLEYECEĞİM"
11/28/2014 7:05:21 PM

ANKET

Hınıs'ın Öncelikli Sorunu Nedir?








BASIN YAZARLARI

İnsan öldürerek siyaset yapmak!13 Ekim 2015

reklam


 
  

Hınıs Kültür Hınıs'ın bilgi, haber,kültür,tanıtım sitesi.Hınıs'tan dünyaya güncel haberler.. Tüm içeriklerimiz lisanslıdır. İzinsiz kullanımı durumunda yasal haklarımızı koruyacağız.Yazar veya yorumcu yazdığı yazı ve yorumlardan kendisi sorumludur.www.hiniskultur.com sitesi bundan sorumlu değildir.

Anasayfa | Hakkımızda | İletişim | Reklam | Editörlerimiz | Yazarlarımız
face twitter youtube google