canada goose homme parajumpers solde doudoune moncler timberland femme ugg suisse doudoune moncler femme timberland homme ugg australia parajumpers femme moncler soldes canada goose solde moncler femme canada goose pas cher moncler doudoune femme canada goose femme timberland suisse moncler homme parajumpers homme doudoune canada goose pas cher canada goose doudoune pas cher ugg pas cher
chaquetas moncler moncler mujer barbour mujer louis vuitton madrid gafas de sol ray ban baratas abercrombie barcelona bolsos michael kors gafas de sol oakley baratas barbour hombre botas ugg rebajas oakley frogskins cinturones louis vuitton woolrich madrid moncler barcelona duvetica españa oakley frogskins baratas parajumpers madrid polo lacoste ghd baratas air max 90 blancas zapatos mbt nike huarache blancas
ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİ İÇİN HAYIR - Nihat GÖKSU - HINIS KÜLTÜR- İlkeli Tarafsız,doğru,Güncel, haber.
Generic Cialis Soft Kamagra Jelly Generic Female Viagra Generic Viagra Super Active Generic Priligy Generic Cialis Professional Viagra bestellen Viagra Tabletten Cialis kaufen Cialis Generika kaufen Viagra kaufen Cialis 20mg Pas Cher Acheter Generic Propecia Acheter Super Avana Levitra en ligne Viagra gebruiksaanwijzing Lida Afslankingskoffie Viagra kopen Priligy kopen met 60mg Dapoxetine Kamagra kauwtabletten kopen Sildenafil Priligy Cialis Jelly Cialis Original Viagra Generico Cialis Originale Kamagra 100 mg Kamagra Oral Jelly
canada goose outlet canada goose sale moncler wien canada goose pas cher barbour jas duvetica jas duvetica jassen canada goose belgie moncler jas canada goose jakke dame canada goose jakke canada goose danmark canada goose tilbud barbour jakke canada goose jakke moncler jakke canada goose udsalg canada goose jakke

MUHABİRLERİMİZ

HABER ARA


sol reklam


 
  

Nihat GÖKSU

Nihat GÖKSU

ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİ İÇİN HAYIR

SON 5 YAZISI

ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİ İÇİN HAYIR

ÖZLEDİM

Bekir Abi...

HINIS’TA ELBETTE GÜZEL ŞEYLERDE OLACAK…

Gezi Parkı Akil İnsanları Unutturdu

                Sevgili okuyanlar yazımın konusu Arz-Talep ve bu diyalektiğin yarattığı bireysel ve toplumsal tahribat üzerine biraz kafa karışabilir fakat giriş- gelişme bölümüne tahammül edip sonuç bölümüne varırsanız sanırım mesajımı tam 12 den vurmuş olacağımve benim siz sevgili okuyanlarımdan ufak bir isteğim var. Bu yazımı sonuna kadar okuyun.

İnsanlık tarihi Arz-Talep (daha mahalli bir dille yerine getirme-isteme) denklemi üzerine çok badireler atlatmış, devrimler yaratmış ve savaşlar yaşamıştır.

Başlığın şahsına münhasır konumuz istemek-vermek ve bunu teyit veya red etmenin en basit hali EVET ve HAYIR. Fakat bizim isteme ve yerine getirme dürtülerimiz bütün dünya toplumları ile neredeyse taban tabana zıt. En azından gelişmiş ve demokratik olgunluğa erişmiş ülkelerle zıt. Bu yüzden bizim kendimize has bir yaşam tarzımız ve evrensel hukuk normlarına meydan okuyan bir demokrasi anlayışı ve hukuk sistemimiz var. 

 

             Sevdikmi tam severiz ve sevdiğimiz uğruna her şeyimizi hatta canımızı veriririz. Tamamen Siyah ve Beyaz; ara renklere Allah rahmet eylesin. Ya severiz ya da nefret ederiz; ortası yok. Niye seviyoruz ya da niye nefret ediyoruz üzerine bir analiz, araştırma veya neden sonuç ilişkisi olmaksızın körü körüne bir yargıya varırız ve bu yargımızı olumlu ya da olumsuz hiç bir gelişme etkilemez. Bu gelenek bizleri milletlerarası literatüre “duygusal toplum” olarak empoze etmiş ve bence olan biten bütün olumsuzlukların baş sebebi de gurur duyduğumuz bu geleneğimiz. Bireysel ilişkilerimizden baslayıp, uluslararası ilişkelerimizde biten bir duygusallık; yani ya severiz yada nefret ederiz. Buna psikolojik ve sosyolojik bir kac misal göstereceğim ve inanın bana bunlara dünyanın gelişmiş ya da gelişmekte olan hiç bir ülkesinde rastlamanız mümkün değil.

            Evde büyük sevilir sayılır. Ağabey evin büyüğüdür canımızı istesin veririz. Onun kararlarını yargılamak hadde düşmez.  O ne isterse verilir. Yanlış kararlar alması onun statüsüne leke sürmez ve biz kaderimizi ona teslim etmekle mükellefiz bu sebeple her istediğine EVET…..

                         İs yerinde arkadaşımıza “Borç para lazım, hayır” diyemeyiz. Gider onun adına bankaya krediye başvururuz. Varsın onun yerine biz eziyet çekelim. Onun müşkülünü gidermek icap etmez mi? EVET…….

            Kaymakamımız, valimiz içişleri bakanımız Cumhurbaşkanımız her şeyi doğru yaparlar. Onların yanlış yapma olasılıkları cok zayıf. Ortada bir yanlış varsa dış mihrakların işidir. Onlara güveniyormusun? EVET…………

 

Sevgili dostlar gelişmiş toplumlarda bireysel ilişkilerden başlayıp üst düzey şirket ve devlet ilişkileride dahil hiç bir noktada duygusallık yoktur. Orada realite vardır ve soyut nedenler yerine somut nedenler vardır ve bu somut nedenler ekseninde insanlar refleks gösterir. Içtihadlar ve kanunlar bir kere yazılmıştır ve sonuna kadar uygulanır. İster inanin ister inanmayin bunun bir tek nedeni var oda imkanlari dahilinde olmayan ya da mantık süzgeçlerinden geçmeyen bir şeye hem toplum hem de birey Hayır der. HAYIR…

Bunun en belirgin örneği geçen yıl İngilterede (Brexit) yaşandı. Dünyanın en mureffeh ülkesi dünyanın en mureffeh ekonomik ve sosyal birliğinden (Avrupa birligi) ayrılma yönünde referanduma gitti. Dönemin mevcut hükümeti kalma yönünde lobi (propaganda) yaptı. Fakat bu propogandayı demokrasi çerçevisinde ve ülke kaynaklarını harcamadan sürdürdü. Sonunda hükümetin istediği sonuç çıkmadı ve Birleşik Krallık Avrupa Birliğinde kalsın mı sorusuna halkın %54 HAYIR dedi. Ne mi oldu? Hükümet istifa etti ve sürec işledi. Toplum ve birey demokrasi prensiplerini İÇSELLESTİRDİĞİ için İÇ SAVAŞ çıkmadı. Herkes bu sonuç İngiltereye ve Avrupa Birligine HAYIR lı olsun dedi.

 

             Şimdi mevcut iktidarın 15 yıllık hükümet sürecine bakarsak her istedikleri toplumda teyit gördüğü için ilk yıllardaki o (sözde) barışçıl söylemlerin yerini saldırgan söylemler, ve (sözde) mütevazi duruşun yerini kibirli duruş almıştır. Çünkü her isteğine evet denildiği için şımarık bir çocuk karekterine bürünmüstür. Toplum olarak biz onları bozduk her isteklerine EVET demekle. Gelgelelim uluslararası ilişkilerde kazın ayağı öyle değil ve aynı şımarık istekler Türkiye’yi öyle bir noktaya getirdi ki Somali ve Pakistandan başka bu gezegende bizim için Allah bir diyen başka bir ülke kalmadı. Yurtta Sulh Cihanda Sulh siarinin simdiki hali Yurtta Kutuplasma Cihanda Sataşma. İşte bu nedenle ihracata dayalı ekonomimizin  nasıl bir hal alacağı konusunda hiç kimsenin bir fikri yok.

Sevgili okurlarım bu yazının sonuna geldik ve buraya kadar okuduysanız ilk paragraftaki ufak isteğime EVET demişsinizdir. Bu benim yazı boyunca öne sürdügüm tezimi güçlendiren bir alışkanlık. Sormadan, sonucunu araştırmadan ve kesin bir karara varmadan her şeye EVET deme alışkanlığı. Ne olur her seye EVET demeyin. HAYIR demesini de bilin.

 

HAYIR…

Bu günlerde çok önemli.

 
Nihat GÖKSU
Nihat GÖKSU
ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİ İÇİN HAYIR
4/11/2017 7:58:29 PM
Mahmut ABİŞ
Mahmut ABİŞ
O Gün Bu Gün!
3/12/2017 11:24:14 AM
Servan ÖNCEL
Servan ÖNCEL
CUMHURİYETLE NEREDEN NEREYE?
10/29/2015 7:14:35 AM
Hafiye
Hafiye
İnadına Demokrasi İnadına Barış..
10/3/2015 9:58:19 AM
Galip SEVİNDİR
Galip SEVİNDİR
"SİZİ ALLAH'A SÖYLEYECEĞİM"
11/28/2014 7:05:21 PM

ANKET

Hınıs'ın Öncelikli Sorunu Nedir?








BASIN YAZARLARI

İnsan öldürerek siyaset yapmak!13 Ekim 2015

reklam


 
  

Hınıs Kültür Hınıs'ın bilgi, haber,kültür,tanıtım sitesi.Hınıs'tan dünyaya güncel haberler.. Tüm içeriklerimiz lisanslıdır. İzinsiz kullanımı durumunda yasal haklarımızı koruyacağız.Yazar veya yorumcu yazdığı yazı ve yorumlardan kendisi sorumludur.www.hiniskultur.com sitesi bundan sorumlu değildir.

Anasayfa | Hakkımızda | İletişim | Reklam | Editörlerimiz | Yazarlarımız
face twitter youtube google